Herşeye Bindim (#1) - (3.10.2001) |
Baba oğul kullanıyorlar ,bir ara babası yorulup oğluna verdi direksiyonu,oğlanda az sonra bir çukura sokmasıyla bir tekeri babasından okkalı bir tokat yedi''eşşoğlu eşşek sırtımızda on ton yük var hala çukurları ezberleyemedin mi? kıracaksın aksı'' diyerek.Az gittik uz gittik gece oldu bir çeşme başında durduk,yatcağız dediler babası kamyon içinde kaldi oğlanda canavar gelir diyip üste çıktı,bende kalakaldım
Gittim dolandım.Bir açık alan var çeşme başında ve az butaraftada bir yapı var önünde merdiveni var gidip medivenle duvarın bitiştiği köşede yere kıvrıldım.Az sonra üşüdüm yaz olmasına rağmen,Akseki'nin toroslarında hava buz gibiydi.Baktım olmuyor yapının içine girdim,viranhane,dam çökmüş içersi yıkıkdökük,biraz bakındım ama bu kezde korktum içersi sıcaktı ama bu sıcakta yalnız olmayabilirdim yılan ve sıcağı seven akrepte orada benim üzerlerine uzanmamı bekliyor olabilirlerdi...yine dışarı çıktım eski yerime kıvrıldım ama biryandan soğuk biryandan alttan batan taşlar gelde uyu buna rağman bir ara sızmışım .Bir traktör gürültüsüyle uyandım,bi dolu adam gelip çeşme başına çöktüler beni görmediler, bende ses etmedim,konuştular ,ateş yaktılar, bişeyler yiyip osurdular, geğirdiler ah o soğukta ateşin başında bikaç lokmada ben tıkınsaydım ama ben ses etmedim aniden birini görüp tırsmasınlar diye.Neyse gun ağarmaya yakın onlardanda ses soluk kesildi sızdılar.Zar zor günü ağartıp kalktım,bir aşağı bir yukarı yürüyerek hava aydınlanana dek ısınmaya çalıştım,çeşmede elimi yüzümü yıkadım ,sonunda şöförlerde uyanınca bindik kamyona indik manavgat yoluna. Sıcak ve nem ohhhh akdenizin nemi...işte bu da ozamanki halim.