YAPTIğININ ARKASINDA DURMAK |
|
YAPTIğININ ARKASINDA DURMAK - (24.8.2005) |
yaptığının arkasında durmak...
- kafasını devekuşu gibi kuma sokmak.
-dediğinin arkasında durmak.
-yalan söylememek.
-inkar etmemek.
"kim kırdı bu reçel kavanozunu?"...
"ben kırdım anne"
"dikkatli ol şunu şöyle bunu böyle yap vs.vs"
veya
kırık reçel kavanozunu görüp, yerden toplayıp, silip süpürüp yenisini hazırlamak...
Çünkü insanlar daima hata yapar..hataları hata olmaktan o insanların devamındaki hareketleri çıkarır...her hatanın hemen yanı başında çaresi de duruyordur...(formula-1) hataları düzeltmek uğruna illaki kendi kafamızdakini dayatırsak bu zamanla insanları tek tip davranış sıkıntılarına sokar. Bu hata kelimesinde bi sıkıntı var; ya da bizim bu kelimenin anlattığına yanlış bir yaklaşımımız var. Hata yapıldığında aslında nasıl yapılması gerektiği zaten yanı başında duruyordur, yapan anında düzeltir onu kırılmışsa temizler ve bidaha dikkat eder...bizim yaşadığımız sorun hata olduğunda gösterdiğimiz tavırla ilgili...
Sinergoloji; bedenin dili, düşüncelerin beyinden dile gelemeyip bedende tezahürü.
"şecaat arzederken merd-i kıptı sirkatin söyler"...çingene delikanlısı kahramanlık hikayesi diye hırsızlığını anlatır. Veya kürt, laz, ermeni, yahudi, kayserili ,laz hikayeleri... insana dair hatalar izlendiğinde veya anlatıldığında acıklı bir komedi olur...ama gerçekler, "mesela hızlı giden atın boku seyrek düşer" gibi...sadece gerçektir. ( l=v.t hızlandıkça seyrelir boklar). Bu kimseyi incitmez güldürmez (ayrıca belki de güldürür çünkü insan her şeyde kendini görmeyi sever) , gerçeklerin acıklı yada gülünç bi yanı yoktur. Formula-1 de yanlış olan, bi tarafa bırakılır seçilmez. Orda yeni hata gözlendiğinde süreç yeniden tekrarlanır, hayallah nasıl bu hatayı yaptım? pist kötüydü, yağmur yağdı, lastik uygun değildi, mühendisler uyudu, vs gibi bin türlü şeye ah vah edilmez, anında hatalı olan bırakılır öğrenilen şey uygulanır. Burada hatalar mükemmelliğin gerçek ayrılmaz bir parçası tamamlayıcısıdır. Hata anında kabul edilir. Çocuk ta reçel kavanozunu kırdığında hata olduğundan başka bişey söylenmezse veya kendi anlarsa anında değiştirir. Eğer annesi saatlerce söylenmezse çocukta izi de kalmaz. Rubik küpleri vardı bir ara, çocuklar birkaç dakikada yapıyorlardı, büyükler dakikalarca saatlerce uğraşıyorlardı...büyükler düşünüyordu...tıpkı “otostopçunun galaksi rehberindeâ€? filmindeki gibi, düşünmeye kalkanları yerden fışkıran tokatçıların tokatlamasındaki gibi, düşünüyorlardı:-)....
formula 1.
İki günlük formula heyecanının birinci gününü seyrederken kimse benim kadar mutlu olmuş mudur acaba? ilk gün sıralama turları vardı. Dünyanın en mükemmel organizasyonu, en ileri teknoloji, en süper takım çalışması, teknisyenler, mühendisler, firma sahipleri, pilotlar, ve bok gibi para, her araçta 8-10 sensör anbean bilgisayarlardan denetim, herşey mükemmel yerinde, dünyanın en soğukkanlı en hızlı adamları,... çıktıkları pistte daha dakka bir gol bir nerdeyse hepsi spin attılar, çarptılar, pistten çıktılar, yandılar. Bir günde iki saat içinde tonla hata yaptılar, daha ilk hatadan itibaren kimsenin içini benimki gibi bir mutluluk sardı mı acaba? çünki evet mükemmelin doğal parçası idi hata ve ispatı da ordaydı işte.
Hataları engellemeye çalışmanın sonucu hakkında en güzel örneklerden biri de “american beautyâ€? filmindeki asker babanın oğludur; kaçacak yer olarak babasının asla ulaşamıyacağı ibneliği seçmiştir...
Netice, hatayı gerekiyorsa söyleyelim ama asla uzatmayalım...
Yaptığının arkasında durmak böyle bişeydir...hata da yapsan “evet yaptımâ€?ı anında diyebilmek anında doğru olana geçmektir, inkar yalancıların, hükmetmek, yönetmek isteyenlerin işidir...yalan organizasyon ister, bir yerde yalan söyleyip başka yerde başka yalan söyleyemezsin...iktidar ister güç ister yalan...keza çocuk bile yalan söylemeye başladığında annesini yönetmeye çalışmak istemektedir...iş yapan yalan söylemez, üreten yalan söylemez...üretmek yalan kabul etmez..Yalanla bir ağacı büyütemezsin, bir ekmeği yapamazsın...hormonlu sebzeleri kimseye yutturamazsın..vs.gibi
Yalan, yönetmeye talip olanın işidir.
İnkar, en büyük bela, yok saymak...en korkunç şey...kavanoz düştüyse düşmüştür...bazen öyle olurki çocuk annesinin gözünün içine baka baka "ben yapmadım anne" diyebilir...
Katliam yaptıysan anında kabul etmen gerekir, kediyi dövdüysen de, çocuğuna vurduğunda anında bunu kabul edersen bir daha vurmamayı seçebilir, anlayabilirsin...
Küçük yada büyük(?) bir hata yaptığımızda hayatımızdan vazgeçmeyiz,(geçenler var, bende onlara diyorum zaten) veya kavanozu düşürünce bidaha reçel yemiyeceğim demeyiz, iş yapıp parasını alamayınca bidaha iş yapmıycağım da demeyiz (diyenler var, ama zaten zaman geçince onlarda yaparlar). En iyisi sıcağı sıcağına yapılan hatanın ne olduğunu görmektir...(formulacılar ilk gün hatalarını yaptılar, böylece pisti yakından tanıdılar, en kötüsünün ne olduğunu yaşadılar ve ertesi gün hata oranı elbette çok çok düşmüştü). Zaten bişey diyim mi? hata denen şey bikere yapılır, eğer hatanın hata olduğunu düşünmezsek, bizi bir azarlayan başımıza kakan saatlerce dırdırlanan yoksa bidaha hata da yapmayız...herşey hataya dönüşmeden yolunu bulur...bikere düşen bir daha hiç düşmeyebilir...düşecek gibi olduğunda ilk düşmesindeki durum aklına geliverir ve düşer gibi olsa da kendini toplar düşmez..ve sonraki sefer de düşer gibi de olmaz...daha sonra ise hiç düşmez...veya reçel kavanozu ilerde bigün düşer gibi olursa, elinden çıktığında yere varmadan ikinci bir hamle ile yine havada yakalar...bir kere bi işverene parasını mı kaptırdı ikincide iş konuşmasını ona göre yapar(bu iki taraf içinde iyidir) kimse kimseyi kandırmış olmaz...reçel kavanozu havada yakalanamazsa yere düşeceğini anlayınca altına ayağını itiverir o yine kırılmaz:-)... yani bana sorarsanız hata bir kere yapılır daha bidaha ömür boyu yapılmaz:-). ( yine de hayat uzun ve biçok şeyin ilk defası diye de bişey var)...bu konuda bir başlık açmıştım kimse yazdı mı acaba? beceri=tepki diye...
Doğrudan bir bağ var, diyelim bir marangoz ilk çivisini çakarken çekici eline vurdu da “ah elim yandı canım lanet çekiçâ€? vs. diye söyledi durdu:-) tepki duydu
ilk öğreneceği bidahakine daha dikkatli olmaktır ve öyle de olur aradan bikaç ay bile geçmeden çiviler yağa saplanır gibi girigiriverirler tahtaya...
Beceri arttıkça tepki azalır, ve beceri bikere başlamaya bakar...hangi konu olursa olsun bikere başlayınca bikere hata yapana dektir sıkıntı...sonrası dediğim gibi insanın yolu açıktır...yeter ki yapılmaya başlansın...
Bu, içinde aptalca iddialar olan yazıyı koydum ama ilerde daha sakinleştiricem.